Şiirle veda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiirle veda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Haziran 2024 Çarşamba

ÇOCUKLUĞUMA ZİYARET..

 



Bugün yıllaaar yıllar sonra çocukluğumu ziyaret ettim. 
13 yaşıma kadar yaşadığım köyüme gittim.. 
Hep gitmek istiyordum ama depremden sonra yeterince hayalim yıkılmışken hatıralarımın da yıkılmasından korkup gitmekten kaçmıştım. 1,5 yıllık kaçışın sonunda yıllardır ziyaret etmediğim, çokça özlediğim çocukluğumu ziyaret ettim. Ve çok derinlerime gömdüğüm çocuksuluğumla rastlaştım. Bana koccamaaan sarıldı, ve içime sindi boylu boyunca. Bünyem kaldıramadı tabii, hıçkıra hıçkıra ağlamakta halen kendileri bunca yıllık özleme..

Bu fondaki resim en içten gülümsemelerimden. Çocukluğumdan.. 
Çocukken, bu oturduğum merdivenlerden her gün ilk ben çıkar, okula ilk ben gelirdim. Bu merdivenlerde andımızı ben okurdum..
Öğretmenimizin gelmesini (şimdilerde kökünden kesilmiş yerinde yeller esen) dostum ceviz ağacının bana tarzanmışım hissettiren dalında beklerdim. Heybetli çınar ağacımızın hepimizi birden taşıdığı o koca dalını mesken edinmiştim. Şimdilerde ise o koca çınar ağacının heybetli dalının kesilmiş olması kadar eksiğim.. kesiğim..
Elinde büyüdüğüm Fatma Teyzemin alzheimer olup her şeyi unutması kadar siliğim. Fatma Teyzemin depremde yıkılan evininin artık olmayan gölgesi gibiyim. 
Çocukken gözümde devasa olan her şeyin şu an minicikleşmesi gibiyim. Ufacığım. Git gide büyüyen yalnızca gözyaşlarımmış gibi.
Yüzyıllık karadut ağacımız misal, ben küçükken ne kadar da büyüktü. Nuh'un gemisi varsa bizim de gövdesi toprağa boylu boyunca uzanmış dut ağacımız var, derdik. Yaz geldiğinde annemizden habersiz gizlice gittiğimiz ve önce dut savaşı yaptığımız, faslasıyla kırmızıya boyanınca da tüm vücudumuz, annemize özür mahiyetinde birer kova dut toplayıp götürdüğümüz günler.. Ah o karadut ne kadar da küçülmüş ben büyürken, ah o günler, ne kadar da derinlerine itilmiş zihnimin.. ufacuk kalmış geriye her şey.. 
Aşamadığım tüm duvarlar boyumdan kısa artık, tırmandığım tüm tepeler boyum kadar, aştığım tüm yollar boyumdan biraz daha uzun.. hayat çok kısa, çocukluğumsa çok uzak. Mamana??
 Dostum ağaçlar, arkadaşım bahçeler, sığınağım gölgeler ve çeşme başları.. Nerelerdesiniz?? Bugün hiçbiriniz yoktunuz.. Yerinize yenileri gelmişti ama bizden değillerdi, çocukluğumdan izler taşımıyorlardı. Yabancısıydık birbirimizin, tanışamadık dahi çoğuyla. Sadece Umut' la tanıştım. Umut.. temsili değil. Hakikaten Umut adında bir çocukla tanıştım. 3 yaşında çok tatlı bir çocuktu, çok akıllı ve sevimliydi. ben çocukken de Umut adında bir arkadaşım vardı. O da çok akıllı, sevimliydi. Çok iyi anlaşırdık. Bugün de çok iyi anlaştık başka bir Umut'la. Çocukluğumdan gelen bir sempatim var galiba 'UMUT'lara..
Öyleyse Umut'larla veda edelim bu gece satırlara:

Ummaktır yaşamak.
İbret al, ders al geceden
çevir başını gökyüzüne
yıldızlara bak.
Güneşli sabahların umududur yıldızlar.

Bir vedalık hükmü var hayatın,
ölümün vakti saati sorulmaz.
Serçe kuşu gibidir umut,
dal yorulur, serçe yorulmaz



Mutmainistan

“MUTMAİNİSTAN” Neresi mi Mutmainistan? Bir ülke değil. Bir durak da değil. Bir varış noktası hiç değil. Mutmainistan, insanın kendin...