Vedalar zordur derler
katılmıyorum
zor olanın vedalar değil
veda edememek olduğunu düşünenlerdenim.
özlemek geliyor sonra -Rabbim benim özlem hissimi alıp yerine binbir çeşit duygu durumu vermiş galiba, bilmeziye yazıyo olacağım dolayısıyla-
veda edersek özleyip duracağımızdan mı korkuyoruz? veda etmenin sırasını savıp özlemle yüzleşmekten mi yani? oturtamıyorum. ben veda edeceksem tümüyle ederim. dibine kadar, geride hiçbir şey kalmadığını hissedene kadar, o an vedalaşırım her kim ve neyle vedalaşmam gerekiyorsa. ama bu salya sümük ağlayarak ya da olumsuz duygularda boğularak değil de, güzel günleri yaad ederek, varlığının hayatımdaki kıymetini zikrederek, temas kurarak, içimden geçenleri ifade ederek ve mümkünse ona bir şeyler armağan ederek.. bir şarkı olur, bir sarılmak olur, bir tebessüm en basitinden..
burada bitmez tabii, gelir aklıma, olur olmadık yerlerde, tüm güzellikleri ve hinnikleriyle. yaşamış olmaktan, onunla temas etmiş olmaktan, o zeminde anlam bulmuş olmaktan dolayı şükreder dururum. güzel anları ve anıları yaadeder geçerim. galiba insanlığın geneliyle yol ayrımımız burda. ben aklıma geldiğinde güzel yanlarını hatırlayıp yaşamış olmama şükrederken insanlar olan şey bittiği için hüsrana uğruyor. galibaa??
bilemiyorum, özlemin acısını bilen birileri beni aydınlatırsa sevinirim:))
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder