25 Eylül 2024 Çarşamba

Suskunluk..


 Kulağımda ha bire aynı tını

Artık şekersiz içmeye başladım kahveyi

Çok düşünüp az konuşuyorum babam gibi

Yok hayır hiçbiri senle alakalı değil

Halin hatrın nasıl diye sordun ondan dedim..


Ruhumda ha bire aynı sızı

Anlaşılmamaktan ötürü anlatamayışlar

Önce haykırışlar 

Sonra yiten ümitler ve

Sessizlikler..


Kmse anlamayacak hissediyorum. Doldum taşıyorum ama yalnızca gözlerimden taşabiliyorum. Sözlerimden taşabilsem gözlerim bunca yorulmaz boğulmazdı belki ama, hayat işte, önce yoruyo, sonra boğuyo..

Ruhum bana seslense tanıyamam, çünkü onca zamandır sesini soluğunu duyamaz oldum. Dinlemeye çalışıyorum ama insanlar o kadar gürültülüler ve o kadar anlayışsızlar ki, ne kendimi duyacak ne de dinleyecek vaziyetteyim..

velhasıl El'veda.

18 Ağustos 2024 Pazar


 Yine ben.

Bi başımayım. Yalnız hissetmekten bahsetmiyorum. Ciddi ciddi bi başımayım.. Bi başıma olmak da değil sıkıntı; ama evimi özledim ben.. Babamı özledim, Asaf'ı özledim, annemi özledim..

Atışmalarımızı, bakışmalarımızı..

Termostaki suyu yenileme mevzularımızı 

Balkonda bıraktıklarımızın kavgasını özledim.

'Pilavı da sen yap!' çekişmelerimizi, 

'Nane hani? gelmemiş' akşamlarımızı..

Ben ailemi özledim..

Hayat sürmek mi yoksa Yaşamak mı tercihimiz?..

 



Zor bee..
Hayat değilse de
yaşamak çok zor.
Yaşam; 
dalgalı bir denizde balık olmak gibi,
dalgalara rağmen yüzmeyi öğrenmek gibi.
Oltalara takılma olasılı gibi..
Zor ve bi ihtimal..


19 Haziran 2024 Çarşamba

ÇOCUKLUĞUMA ZİYARET..

 



Bugün yıllaaar yıllar sonra çocukluğumu ziyaret ettim. 
13 yaşıma kadar yaşadığım köyüme gittim.. 
Hep gitmek istiyordum ama depremden sonra yeterince hayalim yıkılmışken hatıralarımın da yıkılmasından korkup gitmekten kaçmıştım. 1,5 yıllık kaçışın sonunda yıllardır ziyaret etmediğim, çokça özlediğim çocukluğumu ziyaret ettim. Ve çok derinlerime gömdüğüm çocuksuluğumla rastlaştım. Bana koccamaaan sarıldı, ve içime sindi boylu boyunca. Bünyem kaldıramadı tabii, hıçkıra hıçkıra ağlamakta halen kendileri bunca yıllık özleme..

Bu fondaki resim en içten gülümsemelerimden. Çocukluğumdan.. 
Çocukken, bu oturduğum merdivenlerden her gün ilk ben çıkar, okula ilk ben gelirdim. Bu merdivenlerde andımızı ben okurdum..
Öğretmenimizin gelmesini (şimdilerde kökünden kesilmiş yerinde yeller esen) dostum ceviz ağacının bana tarzanmışım hissettiren dalında beklerdim. Heybetli çınar ağacımızın hepimizi birden taşıdığı o koca dalını mesken edinmiştim. Şimdilerde ise o koca çınar ağacının heybetli dalının kesilmiş olması kadar eksiğim.. kesiğim..
Elinde büyüdüğüm Fatma Teyzemin alzheimer olup her şeyi unutması kadar siliğim. Fatma Teyzemin depremde yıkılan evininin artık olmayan gölgesi gibiyim. 
Çocukken gözümde devasa olan her şeyin şu an minicikleşmesi gibiyim. Ufacığım. Git gide büyüyen yalnızca gözyaşlarımmış gibi.
Yüzyıllık karadut ağacımız misal, ben küçükken ne kadar da büyüktü. Nuh'un gemisi varsa bizim de gövdesi toprağa boylu boyunca uzanmış dut ağacımız var, derdik. Yaz geldiğinde annemizden habersiz gizlice gittiğimiz ve önce dut savaşı yaptığımız, faslasıyla kırmızıya boyanınca da tüm vücudumuz, annemize özür mahiyetinde birer kova dut toplayıp götürdüğümüz günler.. Ah o karadut ne kadar da küçülmüş ben büyürken, ah o günler, ne kadar da derinlerine itilmiş zihnimin.. ufacuk kalmış geriye her şey.. 
Aşamadığım tüm duvarlar boyumdan kısa artık, tırmandığım tüm tepeler boyum kadar, aştığım tüm yollar boyumdan biraz daha uzun.. hayat çok kısa, çocukluğumsa çok uzak. Mamana??
 Dostum ağaçlar, arkadaşım bahçeler, sığınağım gölgeler ve çeşme başları.. Nerelerdesiniz?? Bugün hiçbiriniz yoktunuz.. Yerinize yenileri gelmişti ama bizden değillerdi, çocukluğumdan izler taşımıyorlardı. Yabancısıydık birbirimizin, tanışamadık dahi çoğuyla. Sadece Umut' la tanıştım. Umut.. temsili değil. Hakikaten Umut adında bir çocukla tanıştım. 3 yaşında çok tatlı bir çocuktu, çok akıllı ve sevimliydi. ben çocukken de Umut adında bir arkadaşım vardı. O da çok akıllı, sevimliydi. Çok iyi anlaşırdık. Bugün de çok iyi anlaştık başka bir Umut'la. Çocukluğumdan gelen bir sempatim var galiba 'UMUT'lara..
Öyleyse Umut'larla veda edelim bu gece satırlara:

Ummaktır yaşamak.
İbret al, ders al geceden
çevir başını gökyüzüne
yıldızlara bak.
Güneşli sabahların umududur yıldızlar.

Bir vedalık hükmü var hayatın,
ölümün vakti saati sorulmaz.
Serçe kuşu gibidir umut,
dal yorulur, serçe yorulmaz



25 Nisan 2024 Perşembe

İyi ki Varsınız Naraları

    



iyi ki varsınız..

iyi ki var mıyız gerçekten?

diğerleri için evet, iyi ki varız, çoğu insanın hayatına güzellik katıyoruz, farkındayız

peki ya biz, kendimiz için iyi ki var mıyız?

ne kadar iyi ki?

ki?

var mıyız?

güya varız. ama nedense gecenin 3ünde düşündüğümde kendim için yok hissediyorum. yaptıklarım hep insanlar için gibi, kendim için değil de. 

ne acı..

neden iyi ki var olduğum yalnızca diğer insanların varlığıyla anlam kazanıyo.

ben, hep bi başkası için mi var olcam

kendim için peki?

o nolcak?

üstelik başkalarının arasında kalbimi paramparça edenler de varken,

hala bir başkası için iyi ki var olmaya devam mı etcem

düşünüyorum bu aptallık mı

kendime ihanet mi diye

bi yandan da

başka türlü nasıl var olunur bilmiyorum.

bir yere varamıyorum

ama gecenin 3ünde kendim için iyi ki var olamamak usul usul gözyaşı akıtıyor..


kendim için attığım en son adımın bu kadar yıpratmasını aşamıyorum belki de

ve genelliyorum

genellerim abi kime ne


iyi ki varmışız

bana ne

bana mı varım 

yoo

sadece ona buna.

ne acı yaa

of ne acı..



23 Mart 2024 Cumartesi

Gençlik Böyledir İşte..

 


Gençlik Böyledir İşte
İçimi titreten bir sestir her gün.
Saat her çalışında tekrar eder:
"Ne yaptın tarlanı, nerede hasadın?
Elin boş mu gireceksin geceye?
Bir düşünsen yarıyı buldu ömrün.
Gençlik böyledir işte, gelir gider;
Ve kırılır sonra kolun kanadın;
Koşarsın pencereden pencereye."

Ah o kadrini bilmediğim günler,
Koklamadan attığım gül demeti,
Suyunu sebil ettiğim o çeşme,
Eserken yelken açmadığım rüzgâr
Gel gör ki, sular batıya meyleder,
Ağaçta bülbülün sesi değişti,
Gölgeler yerleşiyor pencereme;
Çağınız başlıyor ey hâtıralar.

Cahit Sıtkı Tarancı

Mutmainistan

“MUTMAİNİSTAN” Neresi mi Mutmainistan? Bir ülke değil. Bir durak da değil. Bir varış noktası hiç değil. Mutmainistan, insanın kendin...