Merhabalar ben Şeyma, yazıyorum, çiziyorum ve biraz da geçip gidiyorum Bu sayfa da anılar defterimde kurutulmayan güller için..
18 Eylül 2025 Perşembe
Bilmem ki.
16 Eylül 2025 Salı
sizleri çocukluğumla tanıştırmak istiyorum. siz kimsiniz bilmiyorum ama çocukluğumla tanıştırmak istedim sadece:)
2000'lerin çocuğu olmak böyle bir şey değildi ama benim çocukluğumdan geriye neredeyse sadece bu fotoğraflar kaldı..Bizde gün hep erken ayar
Bizde gün hep erken ayar
çocukluğumdan getirdiğim bi alışkanlık bu
ama bana has değil, ailecek böyleyiz. ailemizin en rahatı abim bile saat 5'te uyanıyor.
bunun nereden geldiğini sorguluyorum istemsizce, çocukluğumdan evet ama neresinden?
köylü oluşumdan, orada hayatın erken başlayışından mı; babamın bizi askeri düzende yetiştirmeye çalışan bir imam oluşundan mı; yoksa sadece sabahın köründe özgürce televizyon izleyebildiğim için kalkmaya alıştığımdan mı? (sabah 6 da calliou başlıyodu ve onu izlemeye bayılıyodum nedense, o geldi birden aklıma ve kocaman tebessüm bırakıp gitti suratıma:)
ve başka bir perspektif, bugün 5.45 gibi uyandım ve namaz kılıp balkona çıkayım derken; gün ağarmadan hemen önceki o karanlıktaki renk senfonisinin sadece sonuna yetişebildim. içimdeki biyolojik saatimde bazı ayar değişikliklerine gittim hemen, çünkü bu senfoniyi daha çok solumak istiyorum ve biraz daha erken uyanabilirim. bu normal bi kafa değil biliyorum. ama bana uykudan daha tatlı gelen çok ama çok şey var:)) dolayısıyla günüm erken ayabildiği için şükrediyorum. nimetten biliyorum.
birazdan güneş doğacak, hafiften nazlı nazlı kızıllığını salıyor göğe. o sırada kuşlar grupça gökte salınıyorlar. kanat çırpışlarının rüzgarıma değmesinin bile keyfini sürüyorum. ruhum secde ediyor tüm bunlara, hissediyorum..
14 Eylül 2025 Pazar
Veda..
Vedalar zordur derler
katılmıyorum
zor olanın vedalar değil
veda edememek olduğunu düşünenlerdenim.
özlemek geliyor sonra -Rabbim benim özlem hissimi alıp yerine binbir çeşit duygu durumu vermiş galiba, bilmeziye yazıyo olacağım dolayısıyla-
veda edersek özleyip duracağımızdan mı korkuyoruz? veda etmenin sırasını savıp özlemle yüzleşmekten mi yani? oturtamıyorum. ben veda edeceksem tümüyle ederim. dibine kadar, geride hiçbir şey kalmadığını hissedene kadar, o an vedalaşırım her kim ve neyle vedalaşmam gerekiyorsa. ama bu salya sümük ağlayarak ya da olumsuz duygularda boğularak değil de, güzel günleri yaad ederek, varlığının hayatımdaki kıymetini zikrederek, temas kurarak, içimden geçenleri ifade ederek ve mümkünse ona bir şeyler armağan ederek.. bir şarkı olur, bir sarılmak olur, bir tebessüm en basitinden..
burada bitmez tabii, gelir aklıma, olur olmadık yerlerde, tüm güzellikleri ve hinnikleriyle. yaşamış olmaktan, onunla temas etmiş olmaktan, o zeminde anlam bulmuş olmaktan dolayı şükreder dururum. güzel anları ve anıları yaadeder geçerim. galiba insanlığın geneliyle yol ayrımımız burda. ben aklıma geldiğinde güzel yanlarını hatırlayıp yaşamış olmama şükrederken insanlar olan şey bittiği için hüsrana uğruyor. galibaa??
bilemiyorum, özlemin acısını bilen birileri beni aydınlatırsa sevinirim:))
10 Eylül 2025 Çarşamba
Nasılsın kızım, anlat bana hikayen,..
şu sıralar bu şarkı çalıp duruyo içimde:
https://open.
21 Temmuz 2025 Pazartesi
Kütüphane Günlüklerinden Geriye..
Bir aydır sabah 8' den akşam 8' e kadar buradayım ve yökdil sınavına hazırlanmaktayım. Aynı zamanda gözlemlemekteyim. Mesleki deformasyon olsa gerek:)
Herkes çalışıyor, hep bir şeyler için çabalıyor. İlk geldiğim sıralar YKS 2025 öğrencileri her yerdelerdi ve harıl harıl çalışıyorlardı (güya) 1 saat çalışmaya 1 saat zevzeklik molası vermeleri beni hiç ilgilendirmez zira;) Sonra onlar gitti yerini öğretmenlik mezunu AGS'ciler aldılar. Onlar daha hırslı daha bir gayretlilerdi. Rakibim olmadıkları için şanslı hissediyordum zira beni çiğ çiğ yerlerdi. O kadar ki kafayı yemişcesine çalışanlar vardı. Ürkütücüydü. Bir ags kurbanı da liseden dostum Bilge'ydi. sınavına 1 hafta kala burada bana eşlik etti. 2021' de YKS' ye birlikte hazırlanmıştık ve 2025' te bambaşka sınavlarımız da olsa yine birlikte çalışıyor birbirimizi motive etmeye çaba sarf ediyorduk. Keyifli bir haftaydı. Tatlıydı, anlamlıydı.. Ama sonra AGS sınavı oldu bitti ve Bilge de gitti. AGS' ciler de. Şimdi yine YKS tayfası geldi. 2026 YKS' ye hazırlananlar. Hayatın toy çocukları. Savrulup bu yola düşenleri. Onların yerinde olmayı isterken bir anda gözümün korktuğunu bilseler ne düşünürlerdi acaba?.. Onların yerinde onlarla olmak isterdim, neyi nasıl yapacaklarını söyleyen, bu yollardan geçmiş binlerce insan var. Yol arkadaşları var. Destekçileri var. Hedefleri ve hayalleri var. En çok da kırılmamış taze umutları var..
Çalışma kitaplarına baktığımda türkçe, geometri, paragraf vs görmek çok rahatlatıcı.. Çerez yemek hissi uyandırıyorlar o kitaplar bende. Çok iyi olduğumdan değil ama en azından 10 sorunun 7' sinin zaten çözülebilir olmasından. İnsanın ümidini tazelediğinden, motivasyonunu beslediğinden. Ben öğrendiğim konudan 1 soru çözebilmek için 10 denemeyi gözden geçiriyorum.. Acınası bi haldeyim mi ne? yo yoo yine de onların yerinde olmak istemezdim. Üniversiteye geçmenin bir kurtuluş olduğunu sanmak, kendimi kandırmak istemezdim. Sonra gerçekler nar dalından vurulmuşum gibi hissettirsin istemezdim. Umutlarım tekrar tekrar kırılsın istemezdim. Motivasyon kaynaklarımın tükendiğini ve hatta beni de tükettiğini görmek istemezdim.
Misal benim çocuğum liseden sonra okumaya devam etmek isterse, çok güçlü gerekçeleri amaçları idealleri olmasını beklerim ben ondan. Her düştüğünde, zaman zaman yıkıldığında tekrar denemesi için yoluna devam edebilmesi için canla başla sarıldığı bir ideali olmalı, bir hayali olmalı, yoksa yol yürünmeye değer değil bilsin isterim. 18 yaşında bi çocuğun böylesi ideallerinin olması da pek mümkün görünmüyo, ideallerini keşfettiğinde üniversite okumasını isterim. Yanımda bi kız paragraf çözüyomuş ve klavyeyle verdiğim savaş onun dikkatini dağıtıyormuş, öyleyse ben de klavyeyle usulca didişirim kavga etmek yerine;) Teşekkürler paragraf çözen kız, bana usulca yazmayı hatırlattığın için.Yazarken kendimi fazla kaptırdığım doğrudur:))
Rabbime şükürler olsun yazmak nimetini bize sunduğu için. Çünkü bu garibim bazı şeyleri yalnızca yazarak çözebiliyo, farklındalıklarım dahi yazmadan anlayamayacağım düzeyde olabiliyor. Issız bir sokaktaki sokak lambası adeta yazmak benim için. Tuş takımıyla seksek oynamak gibi eğlenceli ve heyecanlı da aynı zamanda:)
Ne diyoduk? Kütüphanenin akışında dipte sürünen taş gibi hissediyo oluşumdan bahsediyoduk sanki, evet öyle. Neyseki bugün son günüm burada. Yarın ablalarım ve veletleri gelecek, curcuna olacağız, en sevdiğim en sevdiğim:)) Sınavıma da şunun şurasında 5 gün kaldı zaten, sonrasında hayatta uğramam bu bir şeyler için sabah akşam masa başında çabalayanların dünyasına. Yani umarım uğramak zorunda kalmam bir süreliğine. Tekrar bu mecraya geldiğimde ve yine dil çalışmam gerektiğindeise yurt dışında dilin önemini öğrenmiş ve benim için kıymetini yükseklere taşımış olurum ve heyecanla, hevesle çalışırım diye düşünüyorum.
Velhasıl, yine de çok iyi ilerledin be Şeyma. Bir başına düşsen de kalksan da kendi kendineydin. Yine de yılmadın, dayandın. Bu çalışmaların arasına bir tutam Ankara ve Adana da ekledin üstelik. Sosyalliğini dibine kadar besledin, yeni insanlarla tanışıp biraz da onlara güleryüzünü yansıttın. 3 güne 5 ağlama faslı da sığdırdın, bir çorba molası da, sevdiklerinin mezuniyetinde bulunma anısı da.. Çokça anlamlı günlerdi ve sen yine sana yakışanı yaptın büyük oranda.. Helal valla:))
Zorlukların seni yıldırmayıp yalnızca başka kapılar aralama cesaretini tetikliyor oluşunu izliyorum buradan. Bazı yenilgilerin dahi başarmannın önünde engel olamayışını tadıyorum ve koccaman tebessümümle bu satırlara veda ediyorum.
Hoşça bak zaatına:)))
12 Temmuz 2025 Cumartesi
ÇIKMAZLARIN SOKAĞI..
Yorgunum ve yine kırgınlıklarım üstüme üstüme geliyo. Asla bırakamayışlarım mesla, pes etmeyi bilmeyişlerim.. Bi şekilde her daim devam edişlerim. Yoruyosun be Şeymaa.. Bi dur, bi soluklanalım, bi diz çöküp ağlayalım..
Sabah 5 te uyandım 8 olmadansa kütüphanedeydim. bilinçli olmuyo bu, isteyerek de değil. yalnızca oluyo. Birden uyanıyorum birdn hazırlanıyorum birden yollara düşüyorum birden masa başında çalışırken buluyorum kendimi..
Genç olmakta zorlanıyo yaşlı ruhum. yetişemiyorum peşim sıra. Hep bi nefes nefese ne oluyo bitiyo takip edemiyorum. Sürekli bir şeyleri unutuyorum, o kadar çok şey var ki çünkü.. hangi birine yetişeyim. Bana özgü bişi değil biliyorum, hayat bu. Tam olarak koşuşturmak, yetişememek, yetiştiklerindeyse nefes nefese olmak ve hiçbişi anlamamak döngüsünde gelip geçiyo ve bazen mızıklıyorum ben. Bi dakka yaa ben böyle oynamak istemiyorum diyorum. Arada geliyo bu his, arada vızırdıyorum arada ağlayıp zırlıyorum ama bi şekilde devam ediyorum.
Ne tuhaf devam etmek istemediğim, pes etmenin soluğunu yüreğimde duyduğum ne çok gün geçti. Geriye sadece koşuşturmalar ve vızırdamalar kaldı. Pes etme gücüm bile yitip gitti. Bulan varsa o gücü, benimle de paylaşabilir mi acaba?..
Buraya bunları konuşmaya gelmemiştim aslında, neler başardığımı kendime hatırlatıp biraz motive olurum, çalışmaya dönerim diye düşünmüştüm. Evet şimdi kesin kendimle gururumu paylaşır ve motive olurum kesin(!). Kesmek demişken, içimden bi ses arada şöyle diyo:
-KES BE ŞEYMA, YETER KES ARTIK ÜMİDİNİN SESİNİ, Bİ DAMARI OLSA, Bİ TELİ YA DA. BEN KESCEM AMA BULAMIYORUM SENDE ŞU BİTMEK TÜKENMEK BİLMEYEN İYİMSERLİĞİN KÖKÜNÜ. KOPARMAYI ARZULUYORUM ÇOK ÇOK DERİNLERİMDEN. UMUDUN YÜKÜ ÇOK AĞIR, KAMBUR OLDUM ARTIK. TAŞIMAK İSTEMİYORUM BU YÜKÜ..
+NAPABİLİRİM BAĞIMLILIK.. O OLMAZSA YAŞAYAMAM Kİ BÖYLE Bİ DÜNYADA..
- NASIL YANİ, SEN YAŞAYABİLDİĞİNİ Mİ SANIYOSUN BU HALDE?
+ SEN YAŞAYABİLECEĞİNİ SANIYOSUN GALİBA UMUDUN OLMADIĞINDA, OYSA ÖLMEDİYSEM HENÜZ UMUDUMUN YAŞAYIŞINDANDIR. O TÜKENİRSE BEN DE BİTERİM. ÖTESİ YOK.
(Böylesi çıkmazlarda bildiğim tek yol: İŞE YARAR OLMAK. Kendim için değilse de başkaları için iyi ki var olabilirim böylece, o yüzden şimdi gidip Filistin için video editleyeceğim..)
Mutmainistan
“MUTMAİNİSTAN” Neresi mi Mutmainistan? Bir ülke değil. Bir durak da değil. Bir varış noktası hiç değil. Mutmainistan, insanın kendin...
-
Ait hissetmek.. Ne kadar da kolay söylemesi hissedememenin yanı sıra. Ait hissetmenin bir ihtiyaç olduğunu biliyor muydunuz? Ben biliyord...
-
Bizde gün hep erken ayar çocukluğumdan getirdiğim bi alışkanlık bu ama bana has değil, ailecek böyleyiz. ailemizin en rahatı abim bile saa...
-
Kütüphanedeyim, Bir aydır sabah 8' den akşam 8' e kadar buradayım ve yökdil sınavına hazırlanmaktayım. Aynı zamanda gözlemlemekteyi...
